Doğal kaynaklarının değerlendirilmesi ülkelerin kalkınma ve refah düzeylerinin artmasında en önemli rolü oynamaktadır. Adana ili kapsamında da ülkemizin önemli tabii kaynakları bulunmaktadır. Krom, demir, kömür ve cam sanayinin hammaddesi olan kuvars kumunda önemli bir potansiyele sahiptir. Ayrıca pomza, mermer, kireçtaşı ve tuğla yapımı ile çimento hammaddesi olan kil yatakları açısından da zengin sayılır. Ancak uygulanan yanlış politikalar sebebiyle ülke madenciliği ile birlikte Adana ili de zarar görmekte, mevcut yeraltı potansiyelini ekonomiye kazandıramamaktadır. Madenciliğin üst düzeyde teşviki ile doğal kaynakların Adana ve dolayısıyla ülke ekonomisine kazandırılması mümkündür.
Madenler yönünden oldukça zengin kaynaklara sahip olan Adana’da ülke ekonomisinde önemli rolleri olanlar.
Kurşun-Çinko : En önemlisi olan Kozan-Horzum yatağı büyük ölçüde tüketilmiştir. Diğer yataklar ise önemli bir ekonomik rezerv oluşturmamaktadır.
Kömür : Rezerv bakımından en önemlisi Tufanbeyli’de yer alan Pliyosu yaşlı kömürlerdir. Kalori değerleri termik santrallerde kullanılacak niteliktedir.Ayrıca Karaisalı,Kozan, Feke, Saimbeyli ilçelerinde de çıkarılmakta Ancak fazla ekonomik özellik taşımamaktadır.
Kuvars Kumu ve Kuvarsit : Ekonomik özellikte kaynaklar mevcuttur. Kozan,Tufanbeyli ilçeleri.
Adana ili uygun iklim ve toprak koşullarıyla ülkemizin tarımsal üretim potansiyeli yüksek illeri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Türkiye ortalamasına göre ilde kentleşme oranı daha yüksek ve nüfusun daha az bir bölümü tarım sektöründe çalışmaktadır. İşletme yapıları ve özellikle işletme genişlikleri bakımından daha iyi durumda olan Adana ili, girdi kullanımı bakımından da daha iyi durumdadır. Buna bağlı olarak verimlilik ve üretim değerleri yüksektir. İlde tarımı yaygın olarak yapılan ürünler olarak; buğday, pamuk, mısır, yerfıstığı, soya, turunçgil ve sebze sayılabilir. Ancak ildeki tarımsal üretim bitkisel üretim ağırlıklı olup hayvancılık yeterince gelişmemiştir. Ayrıca, ekim nöbeti gereklerine yeterince uyulmaması, bilinçsiz ve genellikle aşırı girdi kullanımı toprağın verim gücünü ve üretim maliyetlerini olumsuz etkilerken, ekolojik dengenin de bozulmasına neden olmaktadır.
Adana verimli Çukurova ovasında nüfusu iki milyona ulaşan bir kenttir. İlin toplam yüzölçümü 1.4 milyon hektar olup bu alanın 675.000 hektarlık bölümü sulanabilir tarıma elverişli alanlardır. Arazi kullanımı açısından tarla ürünlerinin geniş yer kapladığı görülmektedir. Tarımsal üretim miktarları incelendiği zaman, en fazla üretilen ürünün Buğday olduğu ancak üretim miktarının her yıl azaldığı anlaşılmaktadır. Pamuk üretimi ise 210 bin ton civarında seyretmektedir. Çiftçilerimizin klasik tarla ürünleri yerine katma değeri daha yüksek olan meyve, özellikle Turunçgil üretimine ağırlık vermeye başladığı görülmektedir. Adana’da Bitkisel üretimin değeri Türkiye ekonomisi içerisinde % 4.5 civarında bir ağırlığa sahiptir. Bitkisel üretim içerisinde en büyük paya % 53 ile tarla ürünleri sahiptir. En fazla üretimi gerçekleştirilen ürün ise ortalama 1.500 ton/yıl ile Tahıl ürünleridir.
Adana İlinin Tarımsal Yapısı
Adana'nın toplam yüzölçümü 1.403.000 ha olup kullanım durumuna göre dağılımı şöyledir.
Adana İlinin Arazi Varlığı
İşlenen Tarım Arazisi
540.000 ha
Sulanabilir Tarım Arazisi
527.421 ha
Halen Sulanan Tarım Arazisi
217.562 ha
Çayır ve Mera
48.970 ha
Diğer Araziler
266.300 ha
Dağlık ve Taşlık Arazi
234.300 ha
Yerleşim Alanı
13.000 ha
Su Yüzeyleri
19.000 ha
Toplam
1.403.000 ha
Arazi KullanımKabiliyet Sınıfları
Toprak İşlemeli Tarıma Elverişli Araziler
1. Sınıf Arazi
198.000 ha
2. Sınıf Arazi
85.000 ha
3. Sınıf Arazi
117.000 ha
4. Sınıf Arazi
69.000 ha
Toprak İşlemeli Tarıma Elverişsiz Araziler
5. Sınıf Arazi
1.000 ha
6. Sınıf Arazi
130.000 ha
7. Sınıf Arazi
690.000 ha
Tarıma Elverişsiz Araziler
8. Sınıf Arazi
81.000 ha
Meskun Alanlar
13.000 ha
Su Yüzeyleri
19.000 ha
Genel Toplam
1.403.000 ha
Tarım Sektöründeki İnsan Gücü ve İşletme Sayıları
İlimizde 13 ilçeye bağlı 550 köyde 75.502 çiftçi ailesi tarım sektöründe çalışmaktadır. Bu rakam 425.654 tarımsal nüfusa tekabül etmektedir. Ayrıca ilimizde çeşitli büyüklüklerde 72.572 adet tarımsal işletme bulunmaktadır. Köy ve çiftçi sayısı ile işletme büyüklüklerinin ilçeler üzerinden dağılımı aşağıda görülmektedir.
İLÇELER
Köy
Çiftçi Aile
İşletme Büyüklüğü
Toplam
İşletme Sayısı
1-50
51-100
101- 200
201-500
500 >
ALADAĞ
26
2754
1750
350
20
2
-
2122
CEYHAN
71
14883
8707
3395
1781
843
157
14883
FEKE
38
3268
3103
165
-
-
-
3268
İMAMOĞLU
19
2346
1813
445
38
3
36
2335
KARAİSALI
70
6456
3985
2025
371
70
5
6456
KARATAŞ
46
2504
911
700
535
336
22
2504
KOZAN
84
12920
11225
1372
236
85
12
12930
POZANTI
16
2775
2500
275
-
-
-
2775
SAİMBEYLİ
25
2792
2022
720
50
-
-
2792
SEYHAN
30
4145
2065
430
172
160
93
2920
TUFANBEYLİ
30
3921
800
1315
610
140
-
2865
YUMURTALIK
16
2788
1104
963
498
196
27
2788
YÜREĞİR
79
13950
6531
3415
2516
1253
219
13934
TOPLAM
550
75502
46516
15570
6827
3088
571
72572
Bitkisel Üretim Alanları ve Üretim Değerleri
Bitkisel Ürünlerin Ekiliş Alanları, Üretim ve Verim Değerleri (1999)
Ürün Adı
Ekim Alanı (Ha)
Üretim (Ton)
Verim (Kg/Ha)
Buğday
324.510
1.168.208
3.600
Pamuk
46.375
129.120
2.780
Soya 1. Ekiliş
3.200
10.975
3.430
Soya 2. Ekiliş
11.854
35.490
2.994
Mısır 1. Ekiliş
45.530
436.090
9.578
Mısır 2. Ekiliş
89.800
700.900
7.805
Y.fıstığı 1. Ekiliş
4.040
14.126
3.497
Y.fıstığı 2. Ekiliş
2.660
7.330
2.756
Susam 1. Ekiliş
330
107
324
Susam 2. Ekiliş
1.120
267
238
Karpuz (a)
3.820
159.400
41.728
Karpuz (ö)
11.210
457.150
40.780
Kavun (a)
440
19.600
44.545
Kavun (ö)
775
30.658
39.559
Patates
3.260
84.325
25.870
K.fasulye
1.337
1.273
950
Nohut
13.752
10.021
730
Arpa
10.150
22.125
2.180
Çavdar
50
70
1.400
Yulaf
310
459
1.480
Mahlut
3.500
2.250
640
Kuru soğan
3.097
74.190
23.960
Y.mercimek
5
5
1.000
Tütün
800
800
1.000
Şeker pancarı
695
29.190
42.000
Ayçiçeği
620
1.225
1.980
K.sarımsak
121
1.414
11.690
Bağ
5.612
26.091
4.649
Zeytin
2.342
9.155
28 Kg /Ağaç
Portakal
12.175
337.887
120 Kg/Ağaç
Limon
4.384
87.349
108 Kg/Ağaç
Mandarin
6.873
156.833
86 Kg/Ağaç
Altıntop
3.202
100.697
192 Kg/Ağaç
Su Kaynakları ve Sulama Sistemleri
İlimizde 3 adet baraj sulama kaynağı olarak hizmet vermekte, 1 adet barajın da yapım çalışmaları devam etmektedir. D.S.İ. tarafından planlaması ve projesi yapılan sulamalar hizmete girdiğinde toplam 160.263 ha.'lık alan sulanabilecektir. İlimizde sulama amaçlı baraj ve göletler ile kapasiteleri ve suladıkları alanlar tablolarda gösterilmiştir.
Bölge üretim biçimi açısından yapısal bir değişime uğramakta ve geleneksel buğday ve pamuk üretiminden meyve ve sebze üretimine geçilmektedir. Kentin 1997 yılındaki GSYİH’sı 4.4 milyar dolar olmuştur. Bu oluşum incelendiğinde 1960’lara kadar ekonomide belirleyici bir rol oynayan tarımın, gittikçe daha az pay almaya başladığı gözlenmektedir. Adana ilinin güncel verileri bize serbest ticaret sektörünün 1997 yılında % 37.3 ile en yüksek geliri elde ettiğini, bunu sırasıyla % 27.5 ile sanayi ve % 18.1 ile ticaret sektörlerinin izlediğini göstermektedir. Tarım sektörü ise bu sıralamaya önemsiz sayılabilecek bir yüzde ile girebilmektedir. Tarım sektöründeki bu gerilemeyi hükümetlerin yanlış tarım politikalarına ve tarıma elverişli arazilerin imara açılmasına bağlayabiliriz.
Kentin ekonomik hayatında GSYİH’daki payı % 20 olan ve önemli bir işgücü potansiyeli oluşturan ticaret sektörünün önemi çok büyüktür. Sektörün önemi üretilen ürünlerin kalitesinin yüksek oluşuna ve dolayısıyla yurtiçi ve yurtdışı pazarlarda alıcı bulabilmesine bağlıdır. Aynı zamanda ülkemizin de önemli çıktıları olan pamuk, pamuk ipliği ve ürünleri, sebze ve meyveler, buğday ve tahıl ürünleri Adana bölgesinde üretilerek Türkiye ve dünya pazarlarına sunulmaktadır.
Türkiye’nin sanayileşen ilk bölgelerinden birisi olması dolayısıyla, Adana köklü bir sanayileşme kültürüne ve yeterli birikmiş sermayeye sahiptir. Bu da şehirde ekonomik aktivitelerin sürekli olarak büyümesine yardımcı olmuştur. Adana’da hemen hemen bütün tarımsal ve endüstriyel ürünlerin ticareti yapılabilmektedir. Kentin ticari yaşamı Organize Sanayi Bölgesinin faaliyete geçmesi ile birlikte daha da hızlanmıştır. Ekonomik hayat ağırlıklı olarak tarıma dayalıdır. Bu yüzden ticareti yapılan ürünler genellikle tarımsal hammaddeler ve bunların mamulleridir. Bu mamuller arasında ilk sırayı pamuk almaktadır. Susam, buğday, arpa, mısır, sebzeler ve narenciye ürünleri daha sonra gelmektedir. İlin sanayisi de bu ürünlerin işlenmesine dayanmaktadır. En büyük girdi pamuk, en büyük çıktı ise pamuk ipliği ve kumaştır. Tarımsal makinelerin ticareti, kimyasallar ve tohum ticareti de önemli ticaret sektörleri arasındadır. Tarımsal ticaretin yanı sıra, son çeyrek yüzyılda artan nüfus ve yeni talepler doğrultusunda inşaat, mobilya, finans, büyük alışveriş merkezleri de ekonomik hayat içerisinde giderek artan bir önem kazanmaya başlamıştır.
Türkiye’nin en büyük köyü yakıştırması yapılan Adana, bu tezi çürütecek çağdaş şehirleşme olgusunu gerek günlük hayatta, gerekse sanayi ve ticaret alanında başarı ile uygulamaktadır. Yıllarca geleneksel olarak doğu – batı boylamında ve daha çok E-5 çevresinde yoğunlaşan yapılaşma ve genişleme hareketleri, 1980’lerin sonundan itibaren kuzey yönünde sağlıklı bir biçimde gelişmeye başlamıştır. Günümüzde Seyhan Baraj gölü kıyısına ulaşmış olan yapılaşma Kuzey Adana adı verilen yeni bir kent yaratmıştır. Yerleşim birimlerinin kuzeye kayması ile Adana’nın doğu ve batı kesimleri yerleşim alanı olmaktan çıkıp, sanayi ve ticaret açısından ideal bir duruma gelmiştir. Bu noktada Organize Ticaret Bölgelerinin makro düzeyde en önemli yararı ortaya çıkmıştır. Bu bölgeler düzgün bir şehirleşme için vazgeçilmez altyapılardır.
Organize Ticaret Bölgelerinin bir kentin hayat damarlarından biri ve en önemlisi olduğu gerçeği merkezi ve yerel yönetimler tarafından ne ölçüde kabul görürse o denli sağlıklı gelişim çizgisi izlenebileceği olgusu Adana’da da kendini göstermektedir. Yerel ve merkezi yönetimin desteği ile sanayici ve tüccar girişimcilerin 1980’li yılların sonunda başlattığı çalışmalar neticesinde bugün Adana’da sayısı binlerle ifade edilen dükkan sayısına ulaşmış olan, çeşitli sektörlere hizmet veren Organize Ticaret Bölgeleri kurulmuştur. E-5 karayolu üzerinde doğu-batı istikametinde yer alan Organize Ticaret Bölgeleri sırasıyla Vedat Dalokay Sebze Hali, ATİKOP, Adana İş Merkezi, Otogar, Yüreğir Sebze Hali, Yüreğir Otogarı, Demir Toptancıları Toplu İşyeri, Büyük Toptancılar Sitesi ve Keresteciler & Mobilyacılar Sitesidir.
DIŞ TİCARET
Ekonomik büyümeye paralel olarak, dış ticaretimizde de, özellikle son yıllarda, büyük bir gelişme gözlenmektedir. Dış ticaretimizin bünyesi, ekonomik yapımıza uygun bir kompozisyondadır. Tarım, tarıma dayalı sanayi ürünleri, bölgemizde mevcut ticari potansiyelin temelini oluşturmaktadır.Adana ilinin ticari yaşamına ve sanayisine yön veren tekstil ana sektörü, ihracatın da en dinamik ve güçlü sektörü olmuştur. İlimizden yapılan ihracatın büyük bir çoğunluğu tekstil, hammaddeleri ve konfeksiyon sektörlerinden oluşmaktadır. Adana ilinin ihracat oranı her yıl yaklaşık % 7 artış göstermektedir. 1998 yılı ihracat miktarı 630 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.İlimizden en fazla ihracat Avrupa Topluluğu ülkelerine yapılmaktadır. 1995 yılında Gümrük Birliğinin onaylanmasından sonra bu ülkelere yapılan ihracatımızdaki düşüşler Gümrük Birliğinin ülkemiz aleyhine çalıştığının bir göstergesidir. AB üyesi ülkelere en fazla tekstil ve konfeksiyon ürünleri, daha sonra gıda mamulleri ihraç edilmektedir. Adana iline yapılan ithalatın % 75’lik bir kısmı da AB ülkelerinden gerçekleşmektedir.Ürün bazında en fazla ihracat Tekstil ana sektörü ve buna bağlı sanayi dalları tarafından yapılmaktadır. Son yıllarda dünya tekstil pazarlarındaki rakiplerin artması sebebiyle ihracatçılarımız klasik ürünler yerine, daha kaliteli ve marka sahibi ürünler satmak yolunu tecih etmişlerdir. Konfeksiyon sektöründe görülen ihracat artışı bunu ispatlamaktadır.Adana’nın ithalat yapısı da, ekonomik düzeye uygun bir gelişme göstermektedir. Özellikle 1995 yılından sonra büyük bir gelişme gösteren tekstil sektöründe yatırımların artması ile birlikte, ihtiyaç duyulan makine ve teçhizatın yurt dışından ithali yoluna gidilmiştir. 1995 ve 1996 yılı ithalat rakamları bu yüzden çok yüksek olmuştur. Ancak yatırımların 1997 yılı ile birlikte realize olmaya başlaması ve tekstil sektörünün yatırıma doymasıyla bu sektörde yapılan ithalatta azalmıştır. En fazla ithalat daha önce belirtildiği gibi Avrupa Topluluğu üyesi ülkelerden, başta tekstil makineleri ve yedek parçaları olmak üzere, yine tekstil hammaddeleri,boya gibi ve kimyasal maddeler üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Türkiye'nin ilk sanayileşen ve sanayileşmeye öncülük eden kentlerinden biri olan Adana'da sanayi yatırımları, 1980 sonrası duraklama devresine girmiş ve 1994 yılına kadar aynı seviyede devam etmiştir.
1997 yılı DİE verilerine göre Türkiye'de gayri safi milli hasılanın %3,5'ini sağlayan ve kişi başına 3553 $ gelir sağlayan Adana'da, ekonominin itici gücünü küçük ve orta ölçekli işletmeler oluşturmaktadır. Adana'da sanayi profiline bakıldığında %24 ile makina ve yedek parça sanayinin ilk sırayı aldığı, bunu %20 ile tekstil ve %14 ile gıda sektörünün takip ettiği görülmektedir. Kimya ve plastik sektörü ile orman ürünleri sektöründe faaliyet gösteren firma sayısı da oldukça önemli orandadır.
Adana İli'nin GSYİH'nın sektörel dağılımına bakıldığında, sanayi sektörü %31,8 ile ilk sırayı alırken bunu %22 ile ticaret sektörü ve %20 ile tarım sektörü takip etmiştir. Adana'nın dış ticaret hacmine bakıldığında; 1997 yılında dış ticaret açığı 734 milyon $ ve ihracatın ithalatı karşılama oranı ise %48,6 olarak gerçekleşmiştir. Adana'dan 1997 yılında yapılan ihracatın %55'ini tekstil ürünleri, %15'ini gıda ürünleri, %30'unu ise diğer sektör ürünleri oluşturmaktadır. En fazla ihracat yapılan ülkeler sırasıyla İngiltere, Suriye ve İtalya'dır
Adana sanayi sektörü üzerine yapılan araştırmaların ortak sonucu, Adana'da 1960'lı ve 1970'li yıllarda görülen sanayi hamlelerinin daha sonraki yıllarda duraklama gösterdiğidir. İlimizde 1990-1995 döneminde sanayi şirketlerinin yapmış olduğu yatırımlar, türleri itibariyle incelendiğinde yeni yatırımlara ilginin azaldığı, mevcut yatırımların tevsiine, teknolojinin yenilenmesine ve çevreyi koruma yatırımlarına ağırlık verildiği görülmektedir. Yeni yatırımlardaki artış trendi 1990 yılında %12,6 iken, 1993'te %9,3'e düşmüştür. 1994 Yılının ilk 8 ayında %20,9'a yükselen trend aynı yıl alınan 5 Nisan Kararları ile çarpıcı bir şekilde düşmüştür. 1995 ve 1996'da modernizasyon ve tevsii yatırımları ağırlık kazanmıştır.
Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi, Adana sanayisini 21.yüzyıla taşıyacak bir sanayi organizasyonudur. Adana Ceyhan karayolu üzerinde Misis yakınlarında kurulan OSB sahip olduğu 1350 hektarlık alanla Türkiye'nin en geniş alanlı OSB'dir. Tam kapasite ile hizmete açıldığında 50.000 kişiye istihdam olanağı sağlayacak olan, Adana Hacı Sabancı Organize Bölgesinde halen 6.368 kişi çalışmaktadır. 25 Mart 1999 itibariyle bölgede 110 firma üretime geçmiş, 81 firma inşaat ve 147 firma da proje aşamasındadır.
43 yabancı ortaklı firmanın faaliyet gösterdiği Adana'da, 1996 yılında özel sektöre verilen yatırım teşvik belgesi sayısı 103 adettir. Adana İli'ne 1996 yılında verilen yatırım teşvik belgelerinin sektörel dağılımına bakıldığında %84 ile imalat sektörünün ilk sırayı aldığı görülmekte, 2.sırada %8,7 ile hizmetler sektörü, 3. ve 4.sıraları %3,1 ile tarım ve madencilik sektörleri takip etmektedir.
Özel Sektör İşletmeleri;
Büyük işletmeler;
Adana ilinde faaliyet gösteren işletmelerin % 8 ini büyük ölçekli olanlar oluşturmaktadır. 1000 kişiden fazla işçi çalıştıran işletme sayısı 10 dur. 10 ve daha fazla işçi çalıştıran işletme sayısı ise 290 dır.
En fazla istihdam eden işletme sıralaması;
Tekstil Sektörü,
Gıda Sektörü,
Kimya, petrol, kauçuk, plastik ürünleri sektörü.
Büyük ölçekli kuruluşların Katma Değer açısından sıralaması;
En yüksek Katma Değer % 30’luk bir oran ile Gıda Sanayi tarafından oluşmakta. Sıralama aşağıdadır;
Gıda,
Dokuma ve Giyim,
Kimya, Petrol, kauçuk, plastik sanayi.
Türkiye’nin 500 büyük firması arasına giren
Adana firmaları
SASA
ÇUKUROVA ELEKTRİK A.Ş
BOSSA
MARSA
TEMSA
GÜNEY SANAYİ
ADANA ÇİMENTO SANAYİ
PİLSA
MENSA
AKSANTAŞ
OLMUKSA
PAKSOY
GÜNEY BİRA
ÇUKOBİRLİK
ÖZBUCAK
BAŞER TEKSTİL SAN
ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ
Adana’da kalkınmayı sağlamak amacıyla 29.03.1973 tarih ve 7/6177 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile bir organize sanayi bölgesi kurulmasına karar verilmiştir.
Adana- Ceyhan karayolu üzerinde kurulan Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Türkiye’ nin 3. Sanayi Bölgesi olup, getirdiği olumlu faktörlerle önümüzdeki yüzyıl için çok önemli bir organizasyondur. Birinci bölümü hizmete giren bölge tamamlandığı zaman 500 fabrika faaliyete başlamış olacak ve 50 bin kişi istihdam edilecektir. Planlı bir yerleşim amacıyla bölgenin batısında Güney Kent adıyla 250 bin kişinin yaşayabileceği bir uydu kent kurulması çalışmasına devam edilmektedir.
Şehrin ortasında yerleşim alanlarının içerisinde kalan fabrikalar; Organize Sanayi Bölgesinin kurulması ile bölge içerisindeki yerlerini alarak hem sağlıksız kentleşmeyi önlemiş hem de alt ve üst yapı bakımından sorunsuz bir alanda üretimlerine devam etme imkanı bulmuşlardır.
Bugün, sahip olduğu 1350 ha arazi ile Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AHSOSB) Türkiye’nin en büyük organize sanayi bölgesi durumundadır. Şu an bölgedeki faaliyet gösteren işletmelerin dökümü aşağıda verilmiştir.
Sektörel Dağılım
Üretim
İşçi Sayısı
İnşaat
Proje
Tekstil
44
2324
19
42
Tesktil Boya San.
2
40
-
1
Konfeksiyon
7
1657
-
8
Ayakkabı
1
50
-
1
Yağ San.
1
110
2
-
Gıda San.
10
348
2
13
Ambalaj San.
1
40
2
1
Kimya San.
3
148
7
5
Plastik
11
260
7
6
Boya San.
3
73
-
2
Lastik ve Kauçuk
-
-
1
1
Petrol ve Ürünleri
1
6
-
-
Ağaç San.
10
177
4
8
Kağıt San.
2
186
-
1
Elektrik
3
110
1
3
Makine
8
457
2
11
Metal
20
840
9
9
Cam Sanayi
1
17
-
1
Depolama
1
40
-
1
Döküm
3
84
4
3
Yapı Elemanları
6
101
6
8
Banka
1
20
-
1
Matbaa
1
30
-
-
Tohumculuk
1
20
-
-
Nakliye
-
-
-
1
TOPLAM
141
7136
66
127
KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELER
Türkiye’de tarımsal faaliyetlerden sağladığı kaynak ve birikimleriyle sanayi işletmeleri kurabilen ilk ve örnek il durumunda olan Adana, 1950-1980 yıllarında gösterdiği hızlı sanayileşme faaliyetleri neticesinde, tarıma dayalı başta entegre tekstil fabrikaları olmak üzere, yağ üretim, tütün işleme ve çimento tesisleriyle bir endüstri şehri görünümü kazanmıştır. Yine bu dönemde;metal işleme kolunda, orman ürünleri ve mobilya sektöründe çok sayıda küçük işletmeler faaliyete geçmiştir.
Ancak sonraki yıllarda, ülke çapında yaşanan olumsuz gelişmeler, özellikle teröre bağlı olarak şehre yönelik vasıfsız göç hareketi Adana’yı ekonomik ve endüstriyel yönden menfi şekilde etkilemiştir. Yine ülke olarak, yıllardır yaşamakta olduğumuz Körfez Krizinin olumsuz etkileri, ilimizde de ağır bir şekilde hissedilmektedir.
Gerek yurt içi, gerekse yurt dışı sebeplere bağlı olarak, Adana’da sanayileşme faaliyetlerinin duraklama dönemi yaşamasına rağmen, sayıları binli rakamlarla ifade edilen küçük işletmeler varlıklarını sürdürebilmektedirler. Ancak büyüyerek orta ölçekli işletme haline gelememektedirler. İstatistiki olarak da, Adana’da orta ölçekli sanayi işletmelerinin çok az sayıda oldukları tespit edilmiştir.
Dünyadaki hızlı değişime paralel olarak, ülkemizin bütün kesimleri için icap etmekle birlikte, özellikle güncel deyimiyle KOBİ’lerin geliştirilmesine yönelik, yeni politika ve hedeflerin tayini ve uygulanması gerekmektedir. Ancak bu yolla istihdamdaki payları %60’ı bulan küçük işletmelerin yetersiz durumdaki üretim ve ihracat imkanlarını arttırmak mümkün olacaktır.
Adana ilinde faaliyet gösteren KOBİ’ lerin durumu:
KOBİ Sayısı : 1.075
İmalatla Uğraşan : 525
Tamir ve Ticaretle Uğraşan : 550
Adı
İşyeri Sayısı
Faaliyete Geçiş Tarihi
Adana Metal İşl.K.S.S
634
1989
Adana Ağaç İşl.K.S.S
397
1992
Kozan Ağaç İşl.K.S.S
330
1995
Adana Ağaç İşl.K.S.S
236
1993
KAMU İKTİSADİ TEŞEKKÜLLERİ(KİT)
İlimizde Kamu İktisadi Teşekkülü 11 adettir. İşyerlerinde toplam 8700 işçi çalışmaktadır. Bu teşekküllerin isimleri şunlardır;
Kamu İktisadi Teşekkülleri
Aksantaş Akdeniz Sanayi ve Ticaret İşletmeleri A.Ş.
Et ve Balık Ürünleri A.Ş. Adana Et Kombinası Müdürlüğü
TEDAŞ Adana Elektrik Dağıtım Müessesesi
Tekel Sigara Sanayi İşletmeleri Müesseseleri Adana Fab.
Tekel Baş Müdürlüğü
Tekel Yaprak -Tütün
Türk Telekom Baş Müdürlüğü
Posta İşletmesi Baş Müdürlüğü
TDD 6. Bölge Müdürlüğü
Köy Hizmetleri 3.Bölge Müdürlüğü
DSİ
GIDA
Adana, sahip olduğu sanayi ve tarım potansiyeli ile ülke ekonomisinde önemli bir yere sahiptir.
Adana’da sanayi profiline bakıldığında, %24 ile makine ve yedek parça sanayinin ilk sırayı aldığı, bunu %20 ile tekstil ve %14 ile gıda sektörünün takip ettiği görülmektedir.
Büyük işletmeler açısından bakıldığında, yağ ve çırçır, prese tesislerinin, diğer büyük ölçekli tekstil fabrikalarının, çimento ve makine fabrikalarının yanı sıra çoğunlukta olduğu görülmektedir.
Adana’da ekonominin itici gücünü küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) oluşturmaktadırlar, küçük ölçekli işletmeler içerisinde sayısal büyüklük sırası esas alındığında, gıda firmaları ilk sıralarda yer almaktadır.
Adana’nın dış ticaret hacmine bakıldığında, 1997 yılında, Adana’dan yapılan ihracatın %15’ini gıda ürünleri oluşturmaktadır. Bu rakam, 1998 yılı için artış göstererek %19 olmuştur.
Adana’daki gıda sektörü, son yıllarda çeşitli sorunlar yaşamaktadır. Bu sorunların aşılması için müteşebbislerin devletten, belediyelerden, kamu kuruluşlarından bazı beklentileri olmakla beraber, konuya getirdikleri önerileri de mevcuttur.
TEKSTİL
Bir zamanlar tekstilin kıblesi olarak nitelendirilen Çukurova bu gün çoğunlukla eski teknolojilerin halâ kullanıldığı ve yeni teknolojilere geçebilmek için devletten teşvik bekleyen bir sanayi devleri bölgesi durumundadır.
Mevcut tekstil üretim merkezlerine karşılık 1980’li yılların başlarına kadar konfeksiyona yönelik üretilen ürünlerin büyük bir bölümü İstanbul’da işlenmiştir. Konfeksiyon üreten atölyelerin kurulmalarına ne yazık ki yöremizde geç başlamıştır.
1990’lı yıllarda tekstil üretiminde hızla gelişen kalite bilinci, konfeksiyon atölyelerimizin bir çoğunda aynı hızla gelişemedi. Bu noktada Çukurova Bölgesi’ndeki konfeksiyon ihracat rakamlarının yine Çukurova Bölgesi’nde üretilen tekstile oranla çok cılız kaldığını gözlemliyoruz.
Tekstilin hangi dalında olursa olsun Çukurova’nın sanayide genel eksikliğinin; tarlada üretimden, mamul konfeksiyona kadar branş eğitimi eksikliği olduğunu görüyoruz.
1950’li yıllarda kurulan dev tekstil sanayileri ekonomik güçlerini kullanarak küçük tekstil işletmelerinin kurulmasına engel, kurulanların da yok olmasına sebep olmuşlardır.
ORMAN ÜRÜNLERİ VE MOBİLYA
Adana, Türkiye’nin genelinde olduğu gibi, orman zengini bir il değildir. Dolayısıyla orman ürünlerinin işlendiği muhtelif endüstri işletmeleri kurulmamıştır. Ancak hızlı nüfus artışı ve buna bağlı olarak inşaat faaliyetlerinin gelişmesi, hızarcılık ve kerestecilik işletmelerine talebi arttırmıştır. Yine aynı sebeplerden, ilde mobilyacılık yaygınlaşmıştır.
İlde orman ürünü işleyen sanayi kolu olarak, hızarcılık ve mobilya sektörünün dışında herhangi bir üretim konusu gelişmemiştir. Zaten orman ürünü olarak da, bölgede tomruğun dışında odun, maden direği gibi ürünler hariç, ekonomik anlamda üretim küçük miktarlardadır.
Yaygın ve yoğun bir istihdam sağlayan mobilya sektörü, kalifiye eleman yetersizliği, uygunsuz mekan ve geri teknoloji gibi pek çok problemle baş etme çabasındadır.
KİMYA
Bu raporda kimya sanayiinin önemi belirtilmiş olup, ülkemiz ve bölgemizdeki kimya sanayiinin durumu değerlendirilmiştir. Yine bu raporda bir takım istatistiki rakamlarla bölgesel oranlara ve bölgesel şirketlerimizin sanayi verileri incelenmiştir.
ENERJİ
Adana tarım ve sanayi açısından Türkiye’nin önemli merkezlerinden biridir. Aynı zamanda hızlı nüfus artışı ve kırsal kesimden olan göç sebebiyle konut sayısı artmakta ve Adana hızla kentleşmektedir. Bu nedenle Adana’nın enerji ihtiyacı da hızla artmaktadır. Bununla beraber enerjinin gelecekteki bulunabilirliği ve sürekliliği konusundaki kaygılar da artmaktadır.
Adana’nın şu an için elektrik enerji ihtiyacını karşılama konusunda yaz ayları dışında önemli bir sorunu yoktur. Ancak gelecekte yapılması planlanan tesislerin (enerji santralleri, doğal gaz hatları) bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir. Şu anda dağıtım hatlarında görülen sıkışıklık da yeni hatların açılması ile giderilmelidir. Kış aylarında ısınma amacıyla mevcut kaynaklardan enerji elde edilmesine bağlı olarak hava kirliliği kentin bazı bölgelerinde tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır. Mevcut enerji kaynaklarından daha etkin bir şekilde yararlanabilmek için enerji tasarrufunu ve verimliliğini artıran, çevreyi daha az kirleten teknolojilere önem verilmelidir. Güneş enerjisi ve diğer doğal enerji kaynaklarından (yüzey suları, yeraltı suları, toprak ve hava) daha çok yararlanmak için bu teknolojilere ihtiyaç duyulmaktadır.
Elverişli iklim koşulları, yüksek kaliteli ve büyük miktardaki gıda ve tekstil sanayi girdileri, Adana ilini yurt içi ve yurt dışı pazarlarda rekabetçi bir duruma getirmiştir. Tekstil sektöründeki üretim sentetik iplikten çok çeşitli kumaşlara kadar uzanmaktadır. Gıda sanayisinin çoğunluğu margarin, çikolata, bira ve un fabrikalarından oluşmaktadır. Türkiye genelinde olduğu gibi Adana ilinde de gıda ve tekstil yatırımları ağırlıkta olup, bu sektörlere yapılan yatırımlarda halen bir azalma görülmemektedir. Bu alanlarda İsviçre, Fransız, Amerikan ve Alman firmaları ile yatırım ortaklıklarına gidilmektedir.
Adana Organize Sanayi Bölgesi kapladığı alan ve fabrika sayısı açısından Türkiye’nin en büyük organize sanayi bölgelerinden birisidir. Kentin 20 km dışında yer alan bölge tam olarak faaliyete geçtiğinde 400 ila 500 arasında fabrikaya ev sahipliği yaparken, 50.000 kişiye de iş imkanı sağlayacaktır. Bölgenin komple altyapısı tamamlanmış olup, arıtma tesisleri de devreye girmiştir. 1.350 hektarlık toplam alanında şu anda tekstil ve makine – metal sanayi başta olmak üzere 200’e yakın firma faaliyet göstermektedir. Adana Organize Sanayi Bölgesinde yatırım yapanlara devlet yardımları ve vergi muafiyetleri gibi avantajlar sunulmaktadır.
TAYSEB (Toros Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi) Ceyhan ilçesi sınırları içerisinde bulunan Sarımazı mevkiinde Botaş Ham Petrol Terminalinin doğusunda yer almaktadır. D-400 karayoluna 50 km, D-90 karayoluna 20 km, havaalanına 84 km, Ceyhan demiryolu istasyonuna 32 km, Adana merkezine 80 km uzaklıktadır. Güneydoğu Anadolu projesinin (GAP) dışarıya açılımını sağlayacak özellikte bir projedir. 4.2 milyon m2 alanda kurulmakta olan Serbest Bölgesi, dünyanın en büyük bölgesidir. Şu anda bölgenin 1. bölümü bitirilmiş, idare ve işletme inşaatları tamamlanmıştır. Ağır sanayi ile tüm sektörlere hizmet verebilecek şekilde planlanmıştır.
Anadolu yarımadasının en verimli topraklarından olan Çukurova toprakları üzerinde yer alan Adana'da tarımsal üretim ekonominin lokomotifidir. Türkiye'nin tarımsal üretiminin %7.8'i bu bölgeden karşılanır. Ekilebilir arazilerin alanı 1.725.000 hektarı bulmaktadır. Bu arazilerde yetişen belli başlı ürünler başta buğday olmak üzere, pamuk, soya, mısır, arpa ve turunçgillerdir.
Eski çağlardan beri askeri ve ticari yollar üstünde yer alan Adana, tarihin her döneminde çeşitli devreler için çekici bir yer olmuştur. Yapılan arkeolojik kazılarda kentin tarihinin M.Ö. 3000 yılına kadar uzandığı saptanmıştır. Bölge'de en az on değişik medeniyet ve yine en az 18 devlet, beylik, krallık gibi çeşitli siyasi kuruluşların hüküm sürdüğü belgelenmiştir. Luvi, Arzava, Hitit, Asur, Kilikya Krallıkları, Roma ve Bizans imparatorluğu, Selçuklu, Ramazanoğulları ve Osmanlı devleti bunların başlıcalarıdır.
19. Yüzyılın ikinci yarısından sonra Çukurova'da İngilizlerin girişimi ile pamuk üretimi hızla gelişmeye başlamıştır. Daha sonra Fransız ve Alman firmalarının da bölgeye ilgi göstermesiyle tarım makineleşmiş, çırçır fabrikalarının kurulmasıyla sanayileşme yönünde adımlar atılmıştır. 1950'lere kadar ilin ekonomik yapısına egemen olan pamuk ve buğday üretimi ile pazarlaması, bu tarihten başlayarak yeni pamuk türlerinin ekilmesi, makineleşme, sulama ve gübreleme yoluyla üretimin artmasına ve kentin Türkiye'nin ilk sanayileşen bölgelerinden biri olmasını sağlamıştır. 1970'li yılların ortalarına kadar devam eden bu süreçte Adana; Tekstil, Gıda gibi tarıma dayalı sanayi kollarında Marmara bölgesinden sonraki, en sanayileşmiş bölge konumuna gelmiştir. 1980'lerde pamuk üretiminin ilin ekonomisindeki belirleyici rolünü kaybetmeye başlamasıyla tarımda çeşitlendirme sürecine girilmiş, turunçgiller üretimi ve seracılık giderek önem kazanmaya başlamıştır.
Günümüzde 750 milyon doları aşan ihracatıyla Adana, ekonomi, sanayi ve bankacılık alanlarında Türkiye'nin önde gelen şehirlerinden birisidir. Çukurova Üniversitesi, modern hastaneleri ve karayolları, otelleri, havaalanı ile birlikte sinema ve tiyatrolarıyla da kültürel açıdan da zengin bir merkezdir. 11.000.000 m2'lik arazisiyle Türkiye'nin en büyük Organize Sanayi Bölgesi olma özelliğini elinde bulunduran Organize Sanayi Bölgesine sahip olan Adana, Yumurtalık serbest bölgesinin de hizmete girmesiyle birlikte, Gap bölgesinden elde edilecek ürünlerin işlenmesi ve ulaşımında önemli bir role sahip olacaktır. Bu açıdan yabancı yatırımcılarında bölgeye olan ilgisi her geçen gün artmaktadır. Nüfusu ve sanayileşmesi hızla artan Adana'nın, DIE'nin ikinci büyük metropolu olması beklenmektedir.
Çok değişik medeniyetlerin yaşamına sahne olan Çukurova'da folklorun da zengin olması normaldir. Tarihin çok eski çağlarında yaşayan medeniyetlere ait folklor ürünlerin hangilerinin bugüne kadar yaşadığı, hangilerinin folklor verimi ile bütünleştiğini tespit etmek mümkün değildir. yöre Türk folklorünün tarihi başlangıcını da 7 yy. olarak söylemek doğru olur. Anadolu folklorunun genel karakteristiği yöre folklorünün de bazı değişikliklerle aynen görünmektedir. Tarihin her döneminde çeşitli uluslarca binlerce kültür genel çizgileriyle Türk-İslam egemenliği hakimdir. İklim, işbölümü, gelenek ve görenekler, folklorun bölge içinde diğer bölgelere göre başkalaşmasına önemli ölçüde etken olmuştur.
Çukurova'nın milli oyunu halaydır. halay davul zurna eşliğinde oynanmaktadır. Halayda baştaki oyuncuya büyük görev düşmektedir. Çünkü ; baştaki oyuncu zaman zaman ortaya çıkarak çeşitli figürler sergiler. Bu figürler davulun ritmine göre hızlanmakta veya yavaşlamaktadır.
Bu yöre oynan başlıca oyun türleri şunlardır;
Halay, Üç ayak, Lorke, Kırıkhan, Serçe, Kaba, Sarhoş, Hasan Dağı Şirvani, Ceyhan Garibi, Pekmez, Yağlı Kenar, Gel Gel, Temir Ağa, Acem, Çiftetelli, Kına, Adanalı, Sinsin, Solak, Depki Halayı, Köroğlu, Hoş Bilezik, Topal Kız, Mengi... vb. gibi.
Halay başlamadan önce halayın ortasında söylenen uzun havalar vardır. Bunlara "Ceren , Garip, Döne Gelin, Alo Paşa, Kele Dezze, Medine" örnek olarak verilebilir.
YÖRESEL YİYECEK ve İÇECEKLER
Çukurova mutfağının değişmez ham maddesi bulgurdur. Bulgur, İçli Köfteden Çiğ Köfteye, Pilavdan Çorbaya kadar bir çok yemeğin yapımında temel maddedir. Hele hele eskiden sebze hiç yenmezdi. Mutfaklarda pişen yemekler bulgur, makarna, çeşitli hamur işleri, et, bakliyat ve çorbalardan ibaretti. Domates bile 19. yy. sonlarında Çukurova'ya girmiştir. Bütün Çukurova'da halkın domates salçasına hala alışamadığı, yemeklerde biber salçasını tercih ettiği bir gerçektir. Yöre yemeklerinin diğer bir özelliği ise baharatın fazlaca kullanılmasıdır. Yörede baharatsız yemek bulmak oldukça zordur.
Yörenin başlıca yemekleri; Adana Kebabı, İçli Köfte, Kısır, Yüzük Çorbası, İşkembe Dolması, Dövme Pilavı... vb. gibi.
ADANA KEBABI
Malzemesi;
½ Kg. az yağlı koyun eti,
Bir miktar kıyılmış kuyruk yağı,
1 adet orta boy soğan,
1 tatlı kaşığı kırmızı biber,
1 tatlı kaşığı biber salçası,
1 tatlı kaşığı tuz,
Yapılışı;
Bütün malzemeleri bir güzel karıştırarak 10 dk. yoğurun. Meydana gelen karışımı 10 eşit parçaya bölün. Her parçayı kalın bir şiş üzerine el yardımı ile sıvayın. Kömür ateşinde her iki tarafı da iyice pişirerek servis yapılır. Servis, ezme salatası veya diğer salatalar ve ayran yada şalgamla birlikte yapılır.
İŞKEMBE DOLMASI (ŞIRDAN)
Malzemesi;
1 adet koyun işkembesi,
2 su bardağı pirinç,
¼ kg. yağlı kıyma,
2 orta boy soğan,
1 tatlı kaşığı tuz,
Yarım çay kaşığı karabiber,
8-10 dal maydanoz.
Yapılışı;
Kıyma, pirinç, ince kıyılmış maydanoz ve soğan, karabiber ve tuz karıştırılır. İşkembeler iyice temizlenerek yıkanır ve daha sonra 10-15 cm. lik karelere bölünür. Meydana gelen her bir parçanın içerisine iki çorba kaşığı karışım konularak işkembelerin pütürlü yüzü dışına gelecek şekilde üçgen şeklinde dikilir. Üzerine 5-6 su bardağı kaynar su eklenerek hafif ateşte yumuşayıncaya kadar pişirilir. Tencereden çıkarıldıktan sonra ipleri çıkarılarak servis tabaklarına konur. Hazırlana yağılı, salçalı ve nane karışımlı sos tabaklara konulara servis yapılır.
HAŞLAMA
Malzemesi;
1 kg. meyan kökü,
10 lt. su.
Yapılışı;
Meyan kökü iyice yıkanır. 10 lt. su üzerine dökülür. 2-4 saat dinlendirdikten sonra bir bez parçası ile süzülerek soğuk olarak servis yapılır.
ŞALGAM
Malzemesi;
3 kg. siyah havuç
Biraz buğday unu,
10 lt. su,
iki adet şalgam,
150 gr. tuz.
Yapılışı;
Havuçların sapları temizlenerek dışı sıyrılarak iyice yıkanır, ortadan ikiye yarım silindir şeklinde bölünür. Şalgamlarda soyularak küp şeklinde parçalara bölünür. Şalgam ve havuçlar büyük bir kavanoza konur. Üzerine tuz ve su ilave edilir. Bir bez parçasının içine sıkıca sarılmış olan ince bulgur kavanozun içine konur ve karışım mayalanmaya bırakılır. 15-20 gün mayalandırılan karışım günü dolduktan sonra soğuk olarak servis yapılır. Yörenin en meşhur içeceğidir.
Faydaları;
İştahı açar, Sindirimi kolaylaştır, Antitoksik özelliktedir, Süt asidi, fosfor, kalsiyum içerdiğinden kemik ve dişlerini kuvvetlendirir, A1 ve B1 vitaminleri içerdiğinden stresi önler ve sinirleri yatıştırır, Mide ve karaciğere faydalıdır, İçindeki potasyum kalp ve kaslara faydalıdır. Daha detaylı bilgi için Adana'nın en ünlü şalgamcısını ziyaret edin
BİCİ
Malzemesi;
-1 ölçü nişasta,
-6 ölçü su,
-4 ölçü şeker (şurup)
-Kırmızı gıda boyası,
-Gül suyu.
Yapılışı;
Nişastayla su yavaş yavaş karıştırılarak pişirilir. Koyu muhallebi kıvamına gelince ateşten indirilir ve geniş bir tepsiye konularak soğumaya bırakılır. Buzdolabında bekletilir. Ayrıca şurup kaynatılır. Kaynatılan şurubun içerisine kırmızı gıda boyası ve gül suyu ilave edilir. Dolapta soğuyan bici küçük küpler halinde kesilip kaselere konur. Üzerine şurup dökülür. İstenildiği takdirde üzerine kar şekline getirilen buz ve pudra şekeri de ilave edilebilir.
ADANA ETNOGRAFYA MÜZESİ : Kuruköprü mevkiindedir. Müzede Türk ve İslam dönemi eserleri sergilenmektedir.
ADANA ATATÜRK MÜZESİ : Atatürk'ün 15 Mart 1923'te misafir olduğu Tepebağ' da 19. yy.' da yapılmış kagir bir yapıdır. 1981' de müze olarak halkın ziyaretine açılmıştır.
ADANA ARKEOLOJİ BÖLGE MÜZESİ : Adana merkezinde E-5 karayolu üzerinde bulunan müze 1924 yılında kurulmuştur. Çukurova' nın yanı sıra Kahramanmaraş, Gaziantep, Mersin Yumuktepe, Tarsus Gözlükule ve Misis kazısı buluntularını da bünyesinde topladığından aynı zamanda bölge müzesidir.
ULUCAMİ : Ramazanoğulları döneminde Halil Bey tarafından 1507 yılında yaptırılmıştır. Sekizgen gövdeli minaresi, çift renkli taşları ve İznik çinileri ile ünlüdür.
ULUCAMİ MEDRESESİ : Ramazanoğlu Piri Bey tarafından 1540 yılında yaptırılmıştır.
RAMAZANOĞLU KONAĞI : Türkiye'nin en eski ev örneklerindendir. 1495 yılında Ramazanoğlu Halil Bey tarafından yaptırılmıştır.
ADANA SABANCI MERKEZ CAMİİ : 65.000 m2 arsaya inşa edilen ve içerisinde 18 bin 500 kişinin ibadet edebildiği modern bir camiidir. Daha fazla bilgi almak için resme tıklayınız.
ÇARŞI HAMAMI : Ramazanoğlu Piri Bey tarafından 1529 yılında yaptırılmıştır.
RAMAZANOĞLU ÇARŞISI : 15. yy.' da kurulan çarşı, tarihi İpek yolu üzerinde, ADANA' nın en canlı ticaret merkezi olmuştur.
BÜYÜKSAAT KULESİ : Vali Abidin Paşa tarafından 1881 yılında yaptırılmıştır. Tamamı kesme taştan olan kule 32 metre yüksekliğindedir.
TAŞKÖPRÜ : Seyhan Nehri üzerinde bir Roma devri şaheseri olan köprü, M.S. 4. yy.' da mimar Auxentios' a yaptırılmıştır.
YAĞ CAMİ : 1501 yılında Ramazanoğlu Halil Bey tarafından yaptırılmıştır. Cami, tonoz örtülü, beş sahanlı ve kesme taştandır. En gösterişli yeri anıtsal taç kapısıdır.
HASANAĞA CAMİSİ : 1558 yılında Ramazanoğlu Piri Bey tarafından yaptırılmıştır. Alidede semtindedir.
BEBEKLİ KİLİSE : Tepebağ 'da 1880 'li yıllarda ST. Paul adına yaptırılmış, İtalyan Katolik kilisesidir.
ESKİ ADANA MAHALLELERİ VE EVLERİ : Bugünkü adlarıyla Alidede, Sarıyakup, Tepebağ ve Türkocağı mahalleleridir. Bu mahallelerin doğusunda Yağ Cami (1501), Hasanağa Cami (1558), Alidede Cami (1704) ; batısında Irmak Hamamı (1600), güneyde Yeni Hamam (1720), Şeyh Zilfo Camisi (1844), Alemdar Camisi (1748); kuzeyde Ağca Mescit (1409), Kemeraltı Camisi (1915) Yeşil Mescit (1753) ve Taşköprü yer almaktadır. Eski ADANA evleri yıkılmışsa da 169 kadarı ayaktadır. Bu evler Akdeniz Bölgesi' inin özel karakteri ile Türk evi plan tiplerinde görülen genel karakterin sentezidir. Evler, saçakları geniş, cepheleri çıkmalı, cumbalı ; pencereler, dikdörtgen ve panjurlu ; kapıları kemerlidir.
MİSİS (MOPSUHESTIA) ÖREN YERİ : İlimizin önemli antik yerleşim yerlerinden Ceyhan Nehri kenarında tarihi İpek Yolu üzerinde kuruludur. Misis, Roma, Bizans, Memluk, Ramazanoğulları, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde gerek ulaşım, gerekse zengin tarım alanlarından ötürü önemli bir kent olmuştur. Günümüze Misis Köprüsü, Mozaik Müzesi, ve su yolu kemerleri kalmıştır.
MİSİS MOZAİK MÜZESİ : Çeşitli hayvan tasvirleri yer alır. Müze, ören yerlerinden ve Adana Arkeoloji Bölge Müzesi'nden getirilen diğer mozaiklerle zenginleştirilmiştir.
YILANKALE :Çukurova'nın haçlı işgali döneminde 12. yüzyılda Ceyhan Nehri kenarındaki tepeye yapılan Yılanlı Kale; bulunduğu doğal kayalıkla bütünleşen sağlam surları, kale meydanına üç kapıdan sonra ulaşılabilmesi ve kapıları birbirine bağlayan portatif merdivenler kullanılması nedeniyle fethedilmesi oldukça zorlaştırılmış bir yapı. 1352'den itibaren terk edilen kalenin adı Kovara'ymış. Ancak Evliya Çelebi 17. yüzyılda yörenin Şahmaran efsanesinden esinlenerek, kaleye Şahmaran adını vermiş. Sonraları da Yılanlı Kale adını almış. Anavarza, Tumlu ve Kozan Kaleleri'nin görüş alanı içindeki Yılanlı Kale'ye dik kayalar ve patikalar arasından tırmanış yarım saat sürüyor. Kale eteğine kurulan "Yılankale Turistik Tesisleri"nden rehber alabiliyor, ayrıca yiyecek ve içecek ihtiyacınızı karşılayabiliyorsunuz.İsminin kalede yaşayan Şahmaran adında yılanları eğiten birinden geldiği söylenir. Adana Ceyhan Karayolu 35. km sindedir.
CEYHAN-SİRKELİ MUVATTALİ KABARTMASI : Eski Misis-Ceyhan karayolu üzerinde Sirkeli köyündedir. Muvattali kabartması, Anadolu' nun en eski Hitit kabartmasıdır.
KURTKULAĞI KERVANSARAYI : Ceyhan' ın Kurtkulağı beldesindeki kervansaray, eski Adana - Halep ticaret yolu üzerindedir. Osmanlı padişahı 3. Ahmet' in fermanıyla 1693' te Hüseyin Avni Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kervansarayda yörenin etnoğrafik eserleri sergilenmektedir.
YUMURTALIK : Antik Klikya'nın en önemli liman kentinde Ayas Kalesi,Atlas Kalesi, Süleymaniye Kulesi, Marko Polo iskelesi ve deniz mağaraları, görülecek yerlerin başında geliyor. Lacivert denizi Adanalılar'a nefes aldırırken, güneşin batışını izlemek büyük keyif veriyor. Yumurtalık, balıkçı barınaklarıyla deniz ve yat turizmi açısından sınırsız imkanlara sahip.
KARATAŞ : Karataş, Antik Kilikya döneminden kalma Atehama tapınakları ile ünlüdür. Yazları Adanalıların tatillerini geçirdiği önemli bir kıyı ilçesidir.
AKYATAN - AĞYATAN GÖLLERİ : Akyatan ve Ağyatan göllerindeki kuş cennetleri, değişik kuş türleriyle görülmeye değerdir. Akyatan gölü Lagün mevkiinde Caretta Caretta ve Green Turtle kaplumbağa türleri bulunmaktadır. Ayrıca Tuzla, Karataş dalyanı ve Yelkoma dalyanında çeşitli balık türlerini bulmak mümkündür.
KOZAN KALESİ VE HOŞKADEM CAMİSİ : Kozan Kalesi (Sis) tarihi yol üzerinde stratejik yönden önemli bir konumdadır. 9 yy. 'da Abbasiler' in eline geçmiş, 11 yy. 'da Selçuklu' ların, sonra Haçlılar' ın ve 1187' de Ermeni Prensliği' nin eline geçmiştir. her üç yılda bir yapılan vaftiz yağı çıkarma törenleri nedeniyle Hıristiyan dünyasının önemli merkezlerinden olmuştur. 1448 yılında Mısır Hükümdarı tarafından yaptırılmış olan Hoşkadem Camisi oldukça görkemli yapıdır. tek şerefeli minaresi, iki dilimli, çift renkli taştan yapılmış portaliyle tipik bir Memluk yapısıdır. Adana' dan uzaklığı 72km. dir.
ANAVARZA ÖREN YERİ : Kuruluş tarihi belli olmayan antik kent M.S. 408 yılında Klikya' nın başkenti olmuştur. 8.yy.' dan itibaren pek çok devlet arasında el değiştiren, Anavarza, bir süre Ermeni Prensliği' nin merkezi olmuştur. Antik kentin kenarında birden yükselen bir tepe üzerindeki Anavarza Kalesi ovadaki diğer kalelerin merkezini teşkil eder. Ören yerinde ayakta kalan kalıntılardan ; surlar, zafer takı, kale, sütunlar, yol ve bekçi evi önündeki mozaikli iki havuz ziyaretçilerin ilgisini çeken eserlerdir. Adana' dan uzaklığı km. dir. Adana Kozan Karayolu 72. km. sindedir.
ŞAR ÖREN YERİ: Tufanbeyli ilçemizin 20 KM. kuzaydoğusunda Hitit' lerin dini merkezi konumundaki antik bir şehirdir. Roma' lılar döneminde Comana adı verilen bu bölgeye Türkler Şar adını vermişlerdir. Roma' lılardan kalma açık hava tiyatrosu, Bizans Kilise kalıntısı , ana tanrıça tapınağının kapısı olan Alakapı, antik şehrin ayakta kalan eserleridir. Şar Adana' nın önemli tarih turizmi eserlerindendir. Adana Tufanbeyli Karayolu 196. km. sindedir.
ALADAĞ-AKÖREN ÖREN YERİ : Toroslar üzerinde Aladağ ilçesinin Akören beldesindedir. Kalıntıların Roma dönemine ait olduğu tespit edilmiştir.
YAYLALAR : İlimizin turizm açısından önemli kesimlerinden birisi de Toroslar ve Anti - Toroslar arasında kalan, görece az eğimli tüm yamaç alanlar, alternatif turizm çeşitlerinden yayla turizmine çok elverişlidir. Adana' da gerek kültürel, gerekse de mikro klimatik nedenlerden dolayı yaylaya çıkma geleneği ifade ettiğimiz alanlarda, yerleşme bölgelerinin oluşmasına neden olmuştur. Buralar yayla turizmine çok uygun kesimleri oluşturmaktadır. Bunlardan Tekir, Bürücek, Fındıklı, Hamidiye, Asar, Asmacık, Armutoluk, Belemedik, Kızıldağ, Meydan en ünlüleridir.
MESİRE YERLERİ :Kozan ilçesine 10 km. Adana' ya 90 km. uzaklıkta Dağılcak orman içi mesire yeri 10 hektar genişliğindedir. Karaisalı ilçesine 11 km. Adana' ya 56 km. uzaklıkta olan Çakıt çayı üzerinde bulunan Çakıt suyunun 300 m. batıp çıktığı, düden teşkil eden Yerköprü, ayrıca tabii gölleri ve kaynaklarıyla eşsiz bir dinlenme yeridir. Adana il merkezine 79 km. Pozantı ilçesine ise 10 km. uzaklıkta olan Belemedik mesire yerine günübirlik
ADANA, nüfusu hızla artan bir ildir. 1935' ten 1990' lı yılların başına kadar nüfus artışı baş döndürücü bir hızla devam etmiştir. 1945' te Türkiye' de ve ADANA' da km2 ' ye 24 kişi düşmektedir. Ancak, 1980' lerde ADANA' da nüfus yoğunluğu 86' ya çıkarken, Türkiye genelinde 58 olarak kalmıştır. 1980' de ADANA'nın nüfus artış hızı % 3. 5 iken, Türkiye'nin nüfus artış hızı % 2. 3' tür. 1935 'ten 1990 'lı yılların başına kadar ADANA' da nüfus artışı genel nüfus artışının üstündedir. 1990' lı yılların başından itibaren, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu' dan almakta olduğu göçlerin yavaşlama sürecine girmesiyle bu artış hızı biraz ivme kaybetmiştir. Bunda GAP ve benzeri projelerin hayata geçmeye başlamasının büyük rolü vardır. 1998 yılında yapılan nüfus sayımında ADANA nüfusu önceki yıllara göre "azalmış" gibi görünse de gerçek böyle değildir. ADANA ilinin bir ilçesi olan Osmaniye gibi, Türkiye çapında büyük yerleşim merkezlerinden birinin İL yapılıp, Kadirli gibi yine büyük bir ilçenin ve bazı beldelerin Osmaniye' ye bağlanmasıyla, ADANA'nın toplam il nüfusu neredeyse 400. 000 kadar azalmıştır. Buna karşın il merkezinde, yani ADANA şehir merkezinde herhangi bir azalma olmamış, bilakis artış meydana gelmiştir. 1998 nüfus sayımı sonuçlarında ADANA nüfusu, il merkezi ve ilçeler toplamı baz alınarak verilmektedir. Bunun doğal bir sonucu olarak da ADANA, bazı sayım sonuçlarına göre 5. 6. veya 7. büyükşehir olarak yer almaktadır. Oysa ADANA şehir merkezinde yaşayan nüfusa göre ADANA şehri yine 4. büyükşehir olma ünvanını elinde tutmaktadır. ADANA şehir merkezini 50.000 farkla 5. büyükşehir olarak Bursa takip etmektedir.
1997 yılında yapılan nüfus sayımında ikametgaha göre : İl Nüfusu : 1.689.155 Şehir Nüfusu : 1.270.640 Büyükşehir Nüfusu : 1.175.944 Köy Nüfusu : 418.515 Kırsal Kesimde Ortalama Nüf. : % 24.78 1985 Nüfus Artış Hızı : % 029.97 1990 Nüfus Artış Hızı : % 022.86 1997 Nüfus Artış Hızı : % 018.14 Nüfus Yoğunluğu : 120.4 kişi (km² ye)
1997 yılında nüfus artış hızının düşük olmasının nedenleri Osmaniye ilçesinin Adana’dan ayrılması, Güneydoğudan gelen göçün giderek azalmasıdır.
Adana Seyhan nehrinin her iki yakasında kurulmuş bir kenttir. Toplam yüzölçümü 14.030 km2’dir. İl merkezi denizden 23 metre yüksekliktedir. Adana, 350-380 enlem ve 340-360 boylam arasındadır. İlin Akdeniz'de yaklaşık olarak 160 km kıyısı bulunmaktadır.
İlin toprakları, güneyden kuzeye gidildikçe yükselmekte ve Toroslara ulaşınca 2500 metreye kadar çıkmaktadır.700-800 metreye kadar iklim koşulu nedeniyle bodur ağaçlardan oluşan maki örtüsü hakimdir.800 metreden yükseklerde meşe ve sedir gibi ağaç türleri görülür. Adana topraklarının % 27’si ova, % 24’ü eşik alan, % 49’u ise dağlık alanlardır.
İlin kuzeybatı, kuzey ve kuzeydoğu kısımları Orta Toros dağ sırası ile çevrilmiştir. Orta Toros dağları üzerinde üç ayrı dağ sırası bulunmaktadır.
Bolkar Dağları
Aladağlar
Tahtalı Dağları
OVALAR
Çukurova, Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin getirdiği alüvyonlardan oluşan Türkiye’nin en büyük delta ovasıdır. Ovaya aynı zamanda Adana ovası da denir. Adana Ovasında; Ceyhan Ovası, Yüreğir Ovası, Misis Ovası, Yumurtalık Ovası bulunmaktadır.
NEHİRLER
Seyhan ve Ceyhan nehirleri ilin en önemli nehirleridir. Bunlar Doğu Toroslardan doğarak ovaya inmeden önce birçok kolla birleşerek büyürler ve Hurma Boğazında denize dökülür.
GÖLLER
İlde iki tür göl bulunmaktadır. Bunlar yapay ve doğal göllerdir. Yapay göller; Kozan Baraj gölü, Seyhan Baraj gölü, Kesiksuyu Baraj gölü, Çatalan Baraj gölüdür.
Doğal göller ise Akyatan, Akyayan, Tuz gölü ve Aladağlar üzerinde bulunan Yedi göller ve Karaisalı yakınlarındaki Karstik Dipsiz göldür.
JEOLOJİK Çukurova Bölgesinin jeolojik yapısı iki ana grupta incelenebilir. -Yüksek Araziler: Yaşlı kireçtaşları, konglomera, marn ve benzer materyallerden oluşmaktadır. -Ovalık Kesim: Alivuyal materyallerden oluşmaktadır. Çukurova Bölgesinde kireçtaşı oluşumları ile dördüncü zaman alivyalleri yayılım gösterir ve ildeki ovaları oluşturur.
İKLİM
Adana ilinde en yüksek sıcaklık 45°C, en düşük sıcaklık ise -8.4°C dolaylarındadır. İlimizde en çok yağış aralık, en az yağış ise temmuz ayında görülür. Ortalama nisbi nemin % 90 'in üzerine çıktığı da görülebilir.
Adana ilinin 50 yıllık yağış ortalamaları ile son üç yıllık yağış meteorolojik değerleri ve aylık yağış durumu aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.
Aladağ, Feke, Pozantı, Saimbeyli, Tufanbeyli ilçeleri dağlık ve yüksek yayla karakterindeki geçit bölgeleri olup ova kesiminden farklı iklim değerlerine sahiptir. Bu bakımdan ilimiz genelinde tarımsal faaliyetler uzun zaman periyodunda tamamlanmaktadır.
İlimizde iklim dağlık ve ovalık alanlarda farklılık göstermekle birlikte tipik Akdeniz iklimi karakterindedir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçer. Yükseklerde yağışlar genellikle kar şeklinde düşmektedir.
Adana İline Ait Yıllık ve Aylık Yağış Değerleri (mm)
AYLAR
50 YIL ORT. (1944-1993)
AYLIK TOPLAM YAĞIŞ
1997
1998
1999
OCAK
110.3
38.0
46.4
82.6
ŞUBAT
92.7
67.0
6.3
102.3
MART
69.0
19.04
92.9
40.0
NİSAN
52.8
104.4
56.2
99.1
MAYIS
47.9
20.1
32.9
6.2
HAZİRAN
22.0
11.04
0.2
22.6
TEMMUZ
6.1
0.9
9.7
0.5
AĞUSTOS
4.5
6.2
-
0.5
EYLÜL
14.9
12.6
43.2
56.5
EKİM
38.0
89.7
16.3
7.7
KASIM
71.3
107.3
112.8
3.0
ARALIK
134.0
177.8
173.9
36.8
TOPLAM
663.5
654.8
590.8
457.8
Adana İli 1999 Yılı İstasyonlara Göre Yağış Değerleri
GÖZLEM İSTASYONU
AYLIK YAĞIŞ DEĞERLERİ (mm)
YILLIK TOPLAM
01
02
03
04
05
06
07
08
09
10
11
12
MERKEZ
83,1
102,3
40,0
99,1
6,2
22,6
0,5
-
-
-
-
-
358,8
KARATAŞ
121,1
93,1
25,9
58,7
-
1,7
-
65,0
-
28,5
7,4
67,5
468,9
YUMURTALIK
69,3
77,5
116,1
100,6
8,8
32,1
13,0
-
48,3
61,8
0,8
78,9
607,2
KOZAN
44,1
93,3
57,4
65,2
44,0
128,4
13,9
31,7
47,7
66,0
20,5
60,8
670,0
KARAİSALI
76,8
99,0
99,6
114,5
32,2
58,4
1,5
24,3
59,5
54,7
1,2
103,3
725,0
TUFANBEYLİ
50,7
60,3
53,9
25,7
16,4
33,2
2,1
9,8
1,5
39,3
6,2
12,9
312,0
CEYHAN
45,7
160,3
84,7
46,5
6,8
31,5
-
4,3
36,5
24,6
1,3
52,8
495,0
İNCİRLİK
70,6
124,9
42,3
93,8
4,6
12,1
-
0,3
28,5
23,7
-
-
400,8
Adana İline Ait Aylık Ortalama Sıcaklık Değerleri (°C)
AYLAR
AYLIK ORTALAMA SICAKLIK
1997
1998
1999
OCAK
9,2
8,5
10,6
ŞUBAT
8
9,9
10,6
MART
10,2
11,3
13,3
NİSAN
14,2
18,2
17,3
MAYIS
22,6
21,6
23,2
HAZİRAN
25,5
26,2
25,8
TEMMUZ
28,7
28,6
28,6
AĞUSTOS
26,6
30,7
29,3
EYLÜL
24,4
26,9
25,9
EKİM
20,2
22,2
22,4
KASIM
15,4
17,3
15,5
ARALIK
10,7
11,7
12,1
Adana İline Ait Aylık Ortalama 5m Derinlikte Toprak Sıcaklık Değerleri (°C)
AYLAR
AYLIK TOPRAK SICAKLIĞI
1997
1998
1999
OCAK
10,6
8,9
10,6
ŞUBAT
9,8
10,9
11,4
MART
13,5
13,5
14,9
NİSAN
16,5
20,5
21,2
MAYIS
27,2
24,8
25,4
HAZİRAN
31,6
33,1
33,4
TEMMUZ
37,2
36
37
AĞUSTOS
34,7
38,2
37,3
EYLÜL
30,7
31,3
32
EKİM
23,1
25,1
25,5
KASIM
16,8
18,2
17,8
ARALIK
11,1
11,7
13
Adana İline Ait Aylık Ortalama Nispi Nem Değerleri (%)
Seyhan ve Ceyhan Nehirlerinin deltasında kurulmuştur. Tarihi M.Ö. 6000 yıllarına dayanır. Antik dönemde ADANA ve yöresine KİLİKYA denmektedir.Çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bu nedenle birçok kültür ve medeniyetin beşiğidir. Bunlar sırasıyla;
Fenike,
Asur,
Hitit,
Pers,
Makedonya,
Roma,
Sasani,
Bizans,
Abbasi,
Selçuklu,
Osmanlı.
1918' de Fransız işgaline uğrayan ADANA, 5 OCAK 1922' de kazandığı Kurtuluş Savaşı' nın ardından 1923' te kurulan yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin hızla gelişen en önemli illerindendir.
Çukurova' nın en eski yerleşme yerlerinden biri, ADANA' da ilk çağlardan kalma Tepebağ höyüğüdür. Höyükte rastlanan surlarla çevrili kent çekirdeği, burada neolitik çağda yaşanan kent dönemi sürecine ışık tutmaktadır. Kalıntılar, daha sonra Hititler' in de yaşadığı anlaşılan bu kentin, ticari ve askeri ilişkilerde önemli olduğunu kanıtlamaktadır. Tepebağ, Karataş' tan ya da Suriye' den gelen ticaret kervanlarının konaklama yeriydi. Savaş birliklerinin barınak yeri olarak da kullanılıyordu.
İ.Ö 67 dolaylarında Pompeus burayı "cezalandırma sömürgeleri" nin merkezi yaptı. Bu sömürgelerde toplanan Çukurova korsanları çeşitli işlerde zorla çalıştırıldılar. ADANA, Roma ve Bizans İmparatorlarının zaman zaman uğrağı oldu. Justinianus burada kamu binaları yaptırdı. Seyhan üzerindeki Taşköprü de o zamandan kalma bir yapıttır. Yapılış tekniği o günün ölçülerine göre ileridir. İlk önce kanallarla nehrin yatağı değiştirldi, köprü yapıldıktan sonra, nehir yeniden eski yatağına döndürüldü.
Harun-ür Reşid döneminde, kent değişikliklere uğradı. Tebebağ höyüğünün güneyinde, Taşköprü' nün bitişinde, ilkçağlardan kaldığı söylenen kale yıktırılarak, yerine ADANA kalesi yaptırıldı. Bu kaleyi ise daha sonra Mehmet Ali Paşa yıktırdı. 1353' te başlayan Ramazanoğulları egemenliği boyunca, kent oldukça büyüdü. Daha çok güney kesiminde Ulucami, Alidede, Sarıyakup, Sofubahçe (Türkocağı), semtleri gelişti. Bu dönemde Ulucami, Ulucami Mescidi, Tuzhanı, Yağ Camii, Yağ Cami Medresesi, Herhal Mescidi gibi önemli binalar yapıldı. Kentin sekiz kapısı vardı. Bugün, bunlardan yanlız Kalekapısı ve Tarsus Kapısı kalmıştır. O zamanlar Suriye' den ve Kıbrıs' tan küçük ticaret gemileri Taşköprü' ye kadar gelmekteydi.
ADANA, Yavuz Sultan Selim' in Mısır seferinde Osmanlı'lara bağlandı. Ramazanoğulları yine başta kaldı. Bölge 1608 ' de eyalet oldu. Sırasıyla, Konya, Malatya, Şam, Halep eyalatlerine bağlı kaldı. Bir süre Kıbrıs' tan da yönetildi. 1867' de vilayet, bu tarihten sonra da ADANA Sancağı' nın merkez ilçesi oldu. Bu durum, Fransız işgaline kadar sürdü. Fransız işgali sırasında vilayet merkezi Pozantı' ya aktarıldı. İşgal kalktıktan sonra ADANA yeniden vilayet merkezi oldu.
19. yy. başlarında merkez ilçenin 5 bucağı, 391 köyü vardı. Bucakları Karataş, Misis, Yarsuvat-Sırkıntı, Karsantı, Canip Şehri idi. Halk, Türk, Ermeni, Rum ve Araplardan oluşuyordu. Fransız coğrafyacısı V. Cuinet' e göre, o zaman ADANA kent merkezinde 13. 000 Müslüman, 2. 575 Ermeni, 5. 000 Rum, Latin ve İran' lı yaşamaktaydı. Bu dönemde ADANA' da 18 cami, 37 medrese, 8 tekke, 2 Ermeni kilisesi, 1 Protestan kilisesi, 3 Ermeni okuılu, 1 Rüştiye, 28 Sübyab mektebi, 2 Rum erkek okulu, 1 Ermeni kız okulu vardı. Ayrıca 1 hapishane, 29 han, 316 dükkan, iki fırın, iki han, bir tiyatro, belediye binası, hükümet konağı, orman idaresi vardı. Taşköprü' nün yanı başında bir kule bulunuyordu. 1872' de bu kulenin bulunduğu yerde bir hastane yapıldı.
ADANA ' da başta pamuk olmak üzere buğday , arpa, yulaf, susam ve soğan; büyük çiftliklerde de nohut, fasulye, mercimek üretilirdi. Üzüm en çok yetiştirilen meyveydi. Bin beşyüze yakın üzüm bağı vardı. Asker giysileri için kumaş dokuyan bir fabrika, ayrıca, 7 pamuk ayıklama makinesi, 5 çırçır makinesi ( Buharlı ) ve 55 buğday ayıklama makinesi vardı. Fransız işgalinde, kömürle çalışan pamuk fabrikaları kuruldu.
Osmanlı yönetimi çeltik ekimine özel bir önem veriyordu. Elverişli topraklara çeltik ekmek zorunluydu. Seyhan, Çakıt ve Görgün Suyu' ndan yararlanılıyordu. Akarsular üzerindeki bentlerle sulama yapılıyordu. Su kenarlarında ortak köy çamaşırhaneleri bulunuyordu.
Adana Adının Kaynağı: ADANA'nın tarihine, özellikle özellikle Hitit Krallığı'ndan kalma tabletler ve Çukurova'da yapılan kazılar ışık tutmaktadır. Hitit Krallığı'nın merkezi Boğazköy' de (Hattuşaş) bulunan tabletler ve bölgede yapılan kazılar Çukurova'nın yazılı tarih öncesinden beri çeşitli toplumların yerleştiği bir bölge olduğunu göstermektedir.
ADANA'yı kimlerin nasıl kurdukları konusunda elde kesin bilgiler yoktur. Ancak, Bizans'lı Etien'in ilettiği bir söylenceye göre, Uranus'un oğulları Adanus ve Sarus, Tarsus' la savaşarak burayı ele geçirmişler. Bunlardan Adanus kente (ADANA) Sarus' da ırmağa (SEYHAN) adını vermiş.
ADANA' nın bulunduğu Çukurova'nın tarihteki adı KİLİKYA' dır. Heredotos, Kilikya adının Fenike Kralı Agenor' un oğlu Kilik'ten geldiğini söyler. Bu ada, İ.Ö 9. yy' da Homeros'un İlyada destanında da rastlanır. Eski bir Kilikya masalında, Çukurova'daki bütün kentleri gök tanrısı Uranus' un kurduğu anlatılır.
Hititler döneminde URU ADANİYA (Adaniya Ülkesi) adıyla anılan ADANA eski yazmalarda ve fermanlarda ERDENE, EDENE, EZENE ve AZANA adlarıyla geçmektedir. 1889' da ADANA' da görev yaparken bölgenin tarihi üzerinde araştırmalarda bulunan, daha sonra Asya, Afrika, ve Avrupa'yı dolaşarak Seyahat-ül Kübra adlı kitabını St. Petersburg' da yayınlayan Karçılzade Süleyman Şükrü Bey, Adana'nın ilk adı olan "BATANA" nın İslamiyetten sonra ADANA' ya çevrildiğini ve bu adın "... fi ezenil arz " ayetinden esinlenerek verilmiş olduğunu yazmaktadır.